Kategori: Köşeler

İnegöl’ü Özledin mi ?

İnegöl’ü Özledin mi ?

Binlerce tarihi taşır, toprağında,Çanak gibi çukur ovada kurulmuş,Kalburt deresinde yüzmeyi mi?Yoksa, kulacanın deresinde balık tutmayı mı? Özledin? Cerrah beldesinin, şalelerinde,Yazın sıcağında yüzmeyi severdik,Yenice’den, esen köye yayan giderken, çoban köpekleri kovalardı.Tuzla köyünden İnegöl’e bakmayıSeyrine doyum olmazdı. Kurşunlu’dan, bakmacaya yayan giderdik.Türbesinde önce dua ederdik,Sonra yörük teyzeler, dümbelekle türküler söyler, ağıtlar yapmazdı.Kurşunluda kaplıca suyu şifa oluyor insanlara. Hüseyin Oral.Şubat .2024

ASIL OLAN

ASIL OLAN

‘’ Adalet susanlara borç yazar, faizini de gelecek nesiller öder ve bu kadersiz topraklar diploması olmayıp aklı olanların, diploması olup cesareti olmayanların, ünvanı olup onuru olmayanların ülkesidir. Doğal olarak vatanı olup, köle gibi yaşayanlarda bir sonraki nesil olacaktır.’’Diyor Dr. Yüksel Hoş Hoca.Yine Merkez Bankası Eski Başkanı Durmuş Yılmaz`ın sözü ; ‘’Dağlarınız altın olsa, derelerinizden petrol aksa, ülkenizde adalet yoksa bunların hiçbir anlamı yoktur.’’ O zaman ‘’ adalet’’ dediğimiz kavram zenginliğe ulaşmada bir araç değil, her şeyden önce kişilerin hak, hürriyet ve haysiyetlerinin korunduğu bir amaç. Yoksa dünyada, etrafımızda vatandaşlarının hürriyet ve haysiyetlerini önemsemeyen, bir avuç azınlığın zenginleştiği ülkeler var. Bizde durum nasıl?Burak Dalgın ın deyimiyle Türkiye nin içinde bir Belçika var. Nüfusumuzun beşte birine denk

İNTİKAM ZAMANI

Çok yorgunum çok dolu içimBana sevda demeyinAşk elinden çok çektimÇatladı sabır taşım benimOnu aklamaya çalışmayın bana,Benim kadar tanıyan varmı aranızdaNeler yaşadım aynı çatı altındaSiz çekmediniz kahrını yıllarcaBitirdi, dağ gibi sevgimiSilip süpürdü hislerimiÇekmeme rağmen onca çileyiYine de yaşadım yanında köle misaliOlmadığı için gidecek yerimHer gamına boyun eğdimSonunda değişti kaderimArtık çekmeye mecbur değilimGit deyip kovuyordu her saniyeGururmu kaldı incine incineHala benimle derdin neŞimdi beni istiyormuş ne diyeBende ağlatma sırasıGeldi intikam zamanıAklımdayken her yaptığıAf dilemesi işe yararmı pinaryasar2010@hotmail.com

Nerede Kalmıştık.?

Nerede Kalmıştık.? Kıraathane sohbetlerimiz, eğer baymadıysa,Bu hafta karakulağın kahveden devam ediyoruz. Aa,.? Bak Deydinlerden İrza’nın Hüseyin’de Gelmiş. O da ne? .yanındaki Kirli Hüsen Değil mi.? Vallahi o.Aa booov.Demek ki Sohbetlerimizin Namı TAaa Deydinler’e kadar gitmiş. Selamin Aleyküm Arkadaşlar Diye içeri girer Deydinlerden gelen misafirler .Haftada bir gün oda bugün Dipsizgöl’de Kahve Sohbetlerinin namını duyup geldik diyerek, gösterilen yandaki masaya otururlar. Karakulak Yeni çay denlemiş, Camiden Çıkan Vatandaş birer ikişer kahveye gelmiye başlamıştır. Koyu Ecevit çi Olan İrza’nın Hüseyin, Ee Komşular Nasılsınız Diye Sorar Comaat hep bir ağızdan İyiyiz Diye bağırdığında,Kirli Hüsen, Vallahi Aynı Askeri birlik gibiya.Hastayım şu Dipsizgöl’ün Birlik Beraberliğine, Bu birlik beraberliği Bizim köyde de sağlamak istedi Rahmetli Doktor Emin Amca,Lakin Ömrü vefa etmedi.

Bana Düşen Kıssadan Hisseler

Bu ülkenin kaçış rampalarına ihtiyacı vardır. Ustalık dönemine geçtik diyerekkimseye bir şey sormamakla, istişare etmemekle neticeyi değiştirirsin. Bazı insanlar parti için siyasetlerini değiştirir, bazı insanlar siyasetleriiçin partisini değiştirir. Oligarşik bir yapıya gidişin değiştirilmesi yine siyasetle olacaktır. Yeni nesillere yeni bir siyaset anlayışı getirmek zorundayız. Güç bozar, mutlak güç mutlakbozar. Makamları, kişileri büyütmek yerine sistemi büyütseydik, Başkanlık sistemi bu kadar tahribat yaratmazdı. Seçim kampanya süreçleri mütevazi yürütülmelidir. Kadınları seçim çalışmalarınakatmak çok önemlidir. Yalan söylemeyen, popülist siyaset yapmayan bir genel başkan ile çalışıyorsanız siyasette işiniz çok zordur. BANA DÜŞEN KISSADAN HİSSELER

Hiç unutulur mu? İnegöl’deki okul yılları

“Yıl 1920 Atamızdan armağan size,
Neşe doluyor insan
Atatürk’ümüz Ankara’da hükümeti kurdu”
O muhteşem gün; 23 nisan bugün
Diye başlardık günün ilk şiirlerine,
İnegöl hükümet önünde
Jandarma binasına
Caddelere tak takılmıştı,
Bando ile marşlar çalınırdı
İlçemizin emektar, Çöpçüleri yunan askeri, yapılır,
Zabıtalar Türk askeri olurdu,
Sahte bombalar, toplar atılırdı,
Belediye meydanında, sisler içinde,
Kurtarırdı vatanı! Koç kesilirdi

Belediye Parkında inegöl

Bir Zamanlar Ulu Kavakların vardı.Yapraklarında, dallarındaYok oldular Zamanla,Ortasında Fiskiyeli Havuzun vardıEtrafında şen şakrak insanlar dinlenirdiBazen konser gelirdi sahnesineÇok güzel günlerdi O yıllarda Parkımız Zaman geçtikçe parkımızda değiştiUlu ağaçlar traşlanmış demede benzimişHavuzun yerinde kapalı mekan kurulmuşEski neşeli günler mazide kalmışZamanla seni çok değiştirmiş insanlarEski günlerini arıyormusun?Belediye Çay bahçemiz.?

Sakın Cumhurbaşkanına anlatmayın!

Bu Haftaki Dipsizgöl kıraathane muhabbetimize köy kahvesinden devam ediyoruz. Konumuz biraz uzun olduğundan İncili Çavuş sohbeti Halit Ağanın Torunu Akgün’ ün yapmak istediğini söyler ve Akgün Araz Sohbete Başlar. ”Öncelikle bu sohbette bana konuşma fırsatı veren İncili dedeye ve insanların ders albilmesi için bu sohbetleri gazeteye yazan Bahattin abime çok teşekkür ederiz. 2. Meşrutiyet zamanıdır. Meşrutiyet Meclisi’nde Ahmed Ağa adında bir Malatya mebusu vardır. O zat İttihat ve Terakki Partisinden milletvekili seçildiği halde Meclis’te yemin merasimi dışında hiçbir söz söylemiş değildir. Talat Paşa, O’nun gizli bir muhalif olabileceğini düşüncesiyle hasbihalde bulunmak üzere meclisin kafeteryasında O’nunla bir görüşme teklifinde bulunur. Burada kendisine: “Ahmed Ağa,Senin ağzını açıp bir şey söylediğin yoktur. Memleket meseleleri hakkında elbet senin de