Etiket: Bahattin Tatlı

Tescilli bozguncular.

Tescilli bozguncular.

Tescilli bozguncular. İran 1539 Kars’ı Şirin antlaşması ile sınırlarımız mevcut halini almıştır. O gün daha abd diye bi ülke bile yoktur.Komşularımız ile iyi geçinmek, iyi ilişkiler kurmak varken. Bizlerde bi amerika sevdası hasıl ölmüş ve bu günkü olaylar cereyan etmiştir. Bizler Elhamdülilah Müslüman insanlarız.Lakin gücümüz kuvvetimiz yok ki bir kötülük gördüğümüzde el ile düzeltebilelim. Bilgimiz becerimiz yok ki dil ile düzeltelim. En zayıf olan kalben BUUZZ Edebiliyoruz Maalesef kalben buuzz etmekten Hem Vallahi ham billahi Kalbimiz Kapkara oldu.Rabbim! Mazlumların dünyasında kıyametler koparken: Zalimlerin yastığına Rahat yüzü göstermesin inşallah. Amma velakin 1481 yılında Endülüs Emevileri İspanyada Tescilli bozguncu olan yahudilerin soyunu yok ederlerken 2. Beyazıt Gemilerle bu bozguncu yahudileri kurtarmış vede Maalesef ki Osmanlının yıkılmasına ilk

Uyanışa Çağrı

Uyanışa Çağrı

Bu haftaki Dipsizgölköyü kıraathane sohbetimize kaldığımız yerden devam ediyoruz.Köy meydanında, trafonun orada mahşerî bir kalabalık toplanmış, İncili Dede’yi beklemektedir. Yatsı namazından gelen cemaat de mahşerî kalabalığa katılır. Yaşça büyük olanlar köy kahvesine geçip masalara otururken, ayakta kalan gençler büyük bir heyecanla bu haftaki konuyu beklemektedir. Kalabalığın heyecanına şahit olan İncili Dede, “Bu haftaki konumuzu Rüstem Dede anlatacaktır.” deyince, kıyıda oturan Süpürgeci Mümin Dede,“Sadıç, bu hafta çaylar benden olsun!” der.“Tamam sadıç, çaylar senden; kekler de Kuru Arif sadıcımdan olsun.” diyerek kahveci Karakulak Mustafa’ya siparişler iletilir. Bir taraftan çay servisi, bir taraftan kek dağıtımı başlar. Ve söz artık Rüstem Dede’dedir. “Öncelikle, sadıcım İncili Dede’ye bu hafta sözü bana verdiği için teşekkür ederim. Sağ ol, var ol sadıcım.

Millet Kıraathanesi Sohbetleri

Millet Kıraathanesi Sohbetleri

Bu haftaki Dipsizgöl Kıraathane sohbetine, Akçaçönü’ndeki Dalı Amed’in kahvesinden devam ediyoruz. Yatsı namazından çıkanlar kahveyi doldurmuş, Akçaçönü adeta bir insan seli olmuştur. Ocaktaki Dalı Apo, “Mejit, şu televizyonu kapat. Bak, İncili Çavuş Dede geldi,” der ve televizyon kapatılır. İncili Dede yerini alır. Adil Dede, “Bırakın artık şu bedava çay-kek muabbetini. Bizler de elimizi taşın altına koymalıyız,” diye konuşur. Yanındaki Şeytan Hoca, “Tamam, çaylar senden, kekler de benden olsun. Lakin maaşallah bu akşam sohbetimiz pek bir kalabalık. Oradan bizim Rıdvan toruna bir sesleniverin, kekler yetmez. Silasız’ın bakkaldan Çokopirens alsın. İsteyene kek verin, isteyene de Çokopirens,” der. İncili Dede, bu nur yüzlü ihtiyarları kırmaz. “Tamamdır adaşlarım, bu akşam da böyle olsun,” der. Ve tatlı bir telaş başlar.

Nerede Kalmıştık.?

Nerede Kalmıştık.? Kıraathane sohbetlerimiz, eğer baymadıysa,Bu hafta karakulağın kahveden devam ediyoruz. Aa,.? Bak Deydinlerden İrza’nın Hüseyin’de Gelmiş. O da ne? .yanındaki Kirli Hüsen Değil mi.? Vallahi o.Aa booov.Demek ki Sohbetlerimizin Namı TAaa Deydinler’e kadar gitmiş. Selamin Aleyküm Arkadaşlar Diye içeri girer Deydinlerden gelen misafirler .Haftada bir gün oda bugün Dipsizgöl’de Kahve Sohbetlerinin namını duyup geldik diyerek, gösterilen yandaki masaya otururlar. Karakulak Yeni çay denlemiş, Camiden Çıkan Vatandaş birer ikişer kahveye gelmiye başlamıştır. Koyu Ecevit çi Olan İrza’nın Hüseyin, Ee Komşular Nasılsınız Diye Sorar Comaat hep bir ağızdan İyiyiz Diye bağırdığında,Kirli Hüsen, Vallahi Aynı Askeri birlik gibiya.Hastayım şu Dipsizgöl’ün Birlik Beraberliğine, Bu birlik beraberliği Bizim köyde de sağlamak istedi Rahmetli Doktor Emin Amca,Lakin Ömrü vefa etmedi.

Sakın Cumhurbaşkanına anlatmayın!

Bu Haftaki Dipsizgöl kıraathane muhabbetimize köy kahvesinden devam ediyoruz. Konumuz biraz uzun olduğundan İncili Çavuş sohbeti Halit Ağanın Torunu Akgün’ ün yapmak istediğini söyler ve Akgün Araz Sohbete Başlar. ”Öncelikle bu sohbette bana konuşma fırsatı veren İncili dedeye ve insanların ders albilmesi için bu sohbetleri gazeteye yazan Bahattin abime çok teşekkür ederiz. 2. Meşrutiyet zamanıdır. Meşrutiyet Meclisi’nde Ahmed Ağa adında bir Malatya mebusu vardır. O zat İttihat ve Terakki Partisinden milletvekili seçildiği halde Meclis’te yemin merasimi dışında hiçbir söz söylemiş değildir. Talat Paşa, O’nun gizli bir muhalif olabileceğini düşüncesiyle hasbihalde bulunmak üzere meclisin kafeteryasında O’nunla bir görüşme teklifinde bulunur. Burada kendisine: “Ahmed Ağa,Senin ağzını açıp bir şey söylediğin yoktur. Memleket meseleleri hakkında elbet senin de

Yazıyorum

Uzun zamandır ara verdiğimiz Dipsizgöl Kıraathane Sohbetlerine Kaldığımız Yerden Devam ediyoruz.Kandil münasebetiyle Köyümüz Muhtarlığının Vermiş Olduğu Yemeğe Kalabalık Bir Halk kitlesi ile katılım sağlanmış. Adeta Mahşeri Bir Topluluk. köy meydanında bir araya gelmiştir. Tabiri caiz ise İğne atsan yere düşmeyecek konumdadır.Tabiki vatandaşlar yemek telaşesinde koşturmaktadır. İncili dede Torunu Bahattin e İnceden inceden Sitem Eder.( Ee evlat ne zamandır sohbetlerimizi yazmaz oldun. Hayırdır Sebebi ne ola ki.)Sorma Dedem Hani biliyon 2000 li yıllardan bu güne yerel gazetelere köşe yazıları yazan şahısım.Lakin enson Genç gazeteye arkadaşım İsmail Tarık Şimşek ve O günün İlbaşkanı Ayhan Salman İle Armızda Geçen Konuşmayı yazmıştım. Eee.. İşte O gün Demiştim Ekonomi Kötüye Gidiyo Bak Bu yıl 50 milyar dolar bütçede Faiz Gideri

Yazıyorum

Uzun zamandır ara verdiğimiz Dipsizgöl Kıraathane Sohbetlerine Kaldığımız Yerden Devam ediyoruz.Kandil münasebetiyle Köyümüz Muhtarlığının Vermiş Olduğu Yemeğe Kalabalık Bir Halk kitlesi ile katılım sağlanmış. Adeta Mahşeri Bir Topluluk. köy meydanında bir araya gelmiştir. Tabiri caiz ise İğne atsan yere düşmeyecek konumdadır.Tabiki vatandaşlar yemek telaşesinde koşturmaktadır. İncili dede Torunu Bahattin e İnceden inceden Sitem Eder.( Ee evlat ne zamandır sohbetlerimizi yazmaz oldun. Hayırdır Sebebi ne ola ki.)Sorma Dedem Hani biliyon 2000 li yıllardan bu güne yerel gazetelere köşe yazıları yazan şahısım.Lakin enson Genç gazeteye arkadaşım İsmail Tarık Şimşek ve O günün İlbaşkanı Ayhan Salman İle Armızda Geçen Konuşmayı yazmıştım. Eee.. İşte O gün Demiştim Ekonomi Kötüye Gidiyo Bak Bu yıl 50 milyar dolar bütçede Faiz Gideri

Bize Ne Oldu.?

Bize Ne Oldu.?

Eskiden bizlerin çocukluğunda Altında hayvanların yaşadığı ahırı olan ahşap evlerimiz var idi.Anadolu insanının bu şekilde ev yapıyor olmasının Yegane sebebi; Hayvanları ile iç içe olmanın dışında Yaşadığı evinde Hayvanların Isısından Faydalanmanın yanı sıra Hırsızlık gibi hayvan Doğumu Yada Hastalanma durumunda ÇOK Hızlı müdahale etmek Düşüncesi Bulunmaktaydı.Bize Ne Oldu.?TÜRK kökeni Genlerimizde Mi Değişiklik OLDU.? Yoksa Bizler Mi Sosyatikleştik.? İmdi Ne Oldu.?Her Yanımız Meralar Tarım Arazileri İle Dolu Olmasına Rağmen 1950 ‘li Yıllardan Günümüze 70 yıldır Sürekli Canlı Hayvan İTHAL Ediyor Olmamıza RAĞMEN Hala Kendi Kendimize Yetemiyor Olmamız Ne OLA Kİ.?Bir taraftan Belediyelerin Yerleşim Alanı İçindeki Hayvan Ahırlarını Yerleşim Yeri Dışına Taşıma Mecburiyeti. Bir Taraftan Tarıma Bakan Olmuş Tarımın T ‘sinden ANLAMIYANLARIN İşbaşına Gelmesi İle HEBA OLAN